Baykal ?hbarc? Subaya Yüklendi! video
Cumhuriyet Halk Partisi Genel Ba?kan? Deniz Baykal, partisinin grup toplant?s?nda "Demokrsiye müdahale belgesi"ni savundu.
Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Deniz Baykal, mecliste gerçekleştirilen 'Demokratik Açılım' genel otorumu sonrası ilk kez partisinin grup toplantısında konuşuyor...

Hepinizi saygı ve saygı ile selamlıyorum. Holşgeldiniz... Bugün yine çok önemli olayların olduğu bir hafta bu gübndemi değerlendireceğiz. Türkiye'nin sorunları ile ilgili tespitlerle yeni yaşanan olaylarla Türkiye'nin gidişatı tespit ettiğimiz yönde gelişiyor...

Olumsuz süreç işliyor. Türkiye'nin gidişatı ile ilgili süreç devam ediyor. Gidişat kendi kaderine teslim edilmiş gidiyor. Türkiye'nin anayasal düzeni ile ilgili bir temel uyuşmazlığın yansımaları ortaya çıkıyor. Basın sindiriliyor, iş dünyası yıldırılıyor. Bütün bunların altında Türkiye'yi ve cumhuriye birikimlerini içine sindiremeyen bir iktidarın iş başında oluşunun yol açtığı kopuşlar önümüze geliyor. Bu tablo kabul edilemez bu böyle gitmez.

İktidar meydanıi basından, yargıdan arındırdı. Kendine kaldı. Bu gidiş iyi gidiş değildir. Birileri amaçlarına ulaşabilieceklerini, Türkiye'nin tümünü kumanda edebileceklerini zannediyorsa böyle olmadığını yakın gelecekte öğrenecekler...

Bu millet hoşgörü seviyesini yükseltmiştir ama bu kimseyi yanıltmasın.

Krizin sonunu hala göremedik

Türkiye'de herkes ekonomik sıkıntıların sonun geldiğini duyma ihtiyacı içerisindeyiz... Acaba bir olumlu gelişme başladı. Halkın geçim sıkıntısının yoğunlaşmaya başlaması tekrar canlandı mı? Bir diriliş geliyor mu gelmiyor mu beklenti içerisindeyiz... Türkiye'de istihdam olanakları haberlerinin belirtilerini bekliyoruz...

Kasım ayını geçtik bizi umutlandıracak bir olumlu durumun ortada olmadığını hala bugüne kadar işsizlikteki artışın resmi verileri alıyoruz. Hala iyimser işaretler göremedik.

İki istatistik var biri işsizlik. Acaba dedik Türkiye'de işsizlik biraz azaldı mı yaz dönemine diye düşünürken, Türkiye genelinde işsiz sayısı 1 milyona yakın arttı. Bu resmi rakam ama bu rakamlar gerçeği biraz da korkunç hale getiriyor. İşin kötü tarafı bu genç işsizliği olarak ortaya çıkmıştır.

Türkiye'de işsizlik rakamlarını tarım abzorbe ediyor ve gizli işsizlik rakamlarını artırıyor. Tarım dışı alanlarda işsizlik yüzde 17'nin üzerindedir. Bu tabloya göre Türkiye'deki işsizlik dünyada 2. sıradadır.

EMEKLİYE 2 İKRAMİYE VAADE

Bu arada işsizlik ekonomik daralma olayının sıkıntısının çekilmesinin başındadır. Bu işsizlik olayı emekli anayı ve babayı da i,şsizliğinin bedelini ödemeye mahkum etmiştir...

Türkiye'de emekli meselesi çok önemlidir. Seslerini duyurabilmek amacıyla Ankara ve İstanbul'da açlık grevine başladı. Elinde TV'si gazetesi yok gazetesi yok... Emeklinin aldığı zam 2,30 kuruş... Memurun ek mesaisine 5 kuruş artış yapıldı. Şimdi insanlar bir araya gelerek geçim sağlamaya çalışıyorlar...

Bugün emekliler ne istiyor... Yıllardır çıkarılması gereken intibak yasası çıkarılmalıdır. Türkiye'de bu soruna bir çözüm bulunmalıdır. Yıllardır ödenmeyen KEY alacaklarının derhal ödenmesi gerekmektedir. .

Eskiden kalkınma büyüme rakamları meemklilere yansıtılırdı. Ama bu hükümet dedi ki biz bunu kaldırdık, sadece hayat pahalılığı karşılığında verdikleri rakam ortada. 1,83 TL ben en çok o 1,83'ün 3'üne takılıyorum. Nerde ölçtün nerede tarttın da bu üçü çıkardın...

Biz CHP olarak emekliye yılda 2 ikramiye veyakacak yardımı ile indirimli seyahat olanağı sağlanması gerektiğini söylüyoruz...

Bir diğer konu ise bütçe açığıdır. 4 milyar olan bütçe açığı 40 katriltyona çıktı. Hükümet insafsız bir harcama düzenini gerçekleştirdi Bu ekonomiye güven ciddi biçimde sarsıldı...

ANAYASAL DÜZEN

Türkiye'deki askerle iktidar arasındaki çatışmanın kilidini açacak bu belgedir... Burada personel görderilmelidir. Bu ifadeler kabul edilir ifadelerdir. kilidi bununla açalım denildi. Çok önemli bir olay arkadaşlar... istanbul'un hayata bakışındaki tarzı söylüyorum .Ne oldu borakıldı . Askeri personelin ifadesi alındı. Önce tutuklandı.Sonra oybirliği ile itham edilen suçun geçerliliğini gösterecek olay olmadığı söylendi...

Bu ıslak imza raporunu veren heyette imzası olan 2 kişi yeni atandı.Biri ben yöneticiyim diye bahane koydu. Bu adli tıp bu zamana kadar nasıl biz zikzak izledi. Üzmez olayında nasıl zikzak çizdi. Sonra Cem Garipoğlu'nda nasıl hareket etti. Sonra Güler Zere olayı... O zaman dediler ki biz sadece tıbbi gelişmelere bakmayıp toplum beklentisini de dikkate alırız...

Islak İmzalı Belge

1 hafta önce tayin olmuş bir tanesi Adliyeye çağrılan subaya demişler ki al bak imza senin mi o subay ne yapmış eldivenini takıyor... Ben size bir süredir parmak izi inceleyin diyorum dinlemiyorsunuz. Ben de bunu eldivenle tutacağım...

Ergenekon savcıları ve beraberindeki sistem tutuklama kararı almış. Bir üst mahkeme oybilirği ile bizi ikna edecek bir delil ortada yok demiş. Şimdi birileri hükmü verdikleri için yanlış olan budur diyorlar... Sen hükmü verdin kim oalrak ne oalrak verdin.

O zaman fotokopi olarak inceleme yapan mahkeme diyor ki ben takipsizlik verdim ama belge çıkarsa yeniden sürdürürüm diyor. Müsade edin gönderin belgeyi diyorlar belge 3-4 defa yazı ile isteniyor; belge gelmiyor...

Yetkili mercilerin onların da belgeyi incelemesine gerk yok mu? Anayasa'nın hak tanıdığını bir belgeyi göndermeme yetkisini nerden alıyorsunuz.

Mahkeme mahkemeye yetki vermiyor. Herkes doğru bildiğini söylüyor, kıyamet kopuyor... Bugün bu manzara hepimizi ilgilendirir..Türkiye'de bu konuda birçok teknik kuruluş var. neden inceletmiyorsun?

Bütün bunlar bir tek kişini falan gün falan saatte bu belgeyi aldım bu ortaya çıktı görüşü müdür? Bu bir anlık iş değil. Bu çok kapsamlı bir kişisin değil bir karargahın ortaya koyduğu iddialar... peki bu kararın hedefi ne? Bu karargah bunca faaliyete rağmen soyut sonuç ortaya koyamadı... Şimdi bunu kimler yaptırıyor arkasında kim var bunun....

TELEKULAK İDDİALARI

Ben gücümü o başsavcıya hüküm verenlerden almıyorumç Ben çaışıyorum ona birileri karar veriyor.. .

Başsavcıyı birileri dinliyor. yargıtay dinleniyor. Şimdi Türkiye'de şu konuşuluyor. Dinlemeler yasal mı hukuki mi yasal da değilhukuki de değil...

Elimizde buna dair yasal olduğuna dair hiçbir şmare yok yasal da değil.

Yasal olduğu da ortaya çıkmış değil. Şimdi bütün bunlar neden oldu. Türkiye'de TİB diye bir kurul çıktı nasıl bir kurul... Başbakan atıyor.. Buradaki bilgiler kime veriliyor bizzat Başbakan'a veriliyor. Bunları kim denetletiyor. Başbakan denetleniyor. Bunun altında hangi ihtiyaç var.. Bu yasal mı arkadaşlar...

70 bin kişiyi dinleyen ve 70 bin kişi de üzerine koyacak olan yerde hukuk devletinin işlediği söylenebilir mi?

Bir baktık ki Türkiye temel kurumların niteliğini ortadan kaldıracak, iktidara uygun yargı ve TSK oluşturmak için, önemsenmemiş kurumlar haline dönüştürülmek için bu süreç başlatıldı. Kimse hata yapmasın bunun şöyle ya da bir konuya bağlanması kaos yaratır...

AÇILIM

Türkiye'de açılım konuşulmaya başladılar ve tutuştular tepkğiler karşısında. Olayı bir AKP CHP kavgasına çekerek milletin gözünden saklamaya çalışıyor... olay şudur, Türkiye'de bu iktidar 86 yıllık TC tarihinde hiçbir iktidarın aklından bile geçirmediği çok yanlış işin içersiine girmiştir. Türkiye kurulduğu günden bu yana daima bu kimliğimizi geliştirmeye. Etnik kimliği ne olursa olsun bu milletin bir paraçsı olduğu amacıyla yönetildi. Artık Türkiye'nin bir millet olduğu aynı cevherin damarı olduğumuz bilinci yerleşti. Hep beraber bu sürecin bu kritik aşamasında ilk kez AKP çıktı dedi k i öenmli olan bizim etnik farklılığımızdır...

Ülkeyi ayrıma sokacağız anayasayı değiştireceğiz demeye başladılar... Ülkede etnik eğitim ayrımını gerçekleştireceğiz dedi. PKK'nın hedefi budur.. .Türk milletinden ayrı bir kimlik çıkarmak... Biz bu milletin parçası değiliz ayrı milletiz yaklaşımı içerisine girdiler... Bunun herkes farkında değil.

Kimse farketmesin diye, devletin milli eğitiminin içine bir de etnik eğitim söylemi buna hizmet eder. bu şimdiki Anayasa'ya aykırıdır. 42. Maddeye.... Bu tezgahın içinde yer alan bakan, başbakan kimse Anayasa'ya uygun değildir. Bir kuşak Türkiye'de ayrı dille yetişsin Türkiye içinde kalacağı ortadadır...

PKK 25 yıldır terörle elde edemediğini elde etme noktasına gelmiştir... Bize başbakan cumhuriyet öncesini örnek gösteriyor... Anasırı İslamiye diyorlar Atatürk gibi... Evet islam toplulukları olarak geldik ama bugün hepimiz bu milletin parçasıyız.. .Milleti ayrıştıracaksın. Bu milleti kimse ayrıştırmaya kalkmasın.

Bölücülük ayrı demokrası ayrı. Demokraside bölücülük yok. Biz dedik ya Başbakana, o ne diyor sen de gerisin diyor. Bölücülüğü bana gerici diyerek kapatamazsın. ben bu durumda da saptırmaya alet olmam.

Bir YÖK başkanı var... Orada burada anlatıyor bu vahim bir hatadır.. .

işi çığrından çıkarmaya çalışılıyor... 90 yıldır ususal bütünlük politikası uygulanıyor. Sen tutuyorsun 10 Kasım'da yapıyorsun. Bunu 10 Kasım'da pankart açınca arkadaşlar çileden çıkıyor.

Asıl Atatürkçü biziz neymiş gelince Atatürk bizi defedermiş. Acaba Atatürk orada olsa idi sen orada olabilir miydin?

Ben tabii Atatürk'e Başbakanın sahip çıkmasından gurur duyarım ama ben inanmıyorum... Şimdi ne demişti ben gerekirse davam için papaz elbisesi de giyerim diyor. Benim kıblem yok diyor...


Bu haber 403 defa okunmuştur

Sabit