Yazarlarımız
Nuh GÖNÜLTAŞ
Mahir KAYNAK
Mustafa KARAALİOĞLU
İbrahim KARAGÜL
Yaşar KAYMAK
Zuhal YILDIRIM
Abdurrahman DİLİPAK
 
Doğum korkusu
Tokofobi sözcüğünü hiç duydunuz mu?


Kaynak :interaktif

Bu soruya yanıtınız “hayır” olsa bile Türkçe karşılığı olan, “doğum yapma korkusu”na aşina olduğunuzu tahmin ediyoruz.

Her ne kadar hamilelik ve doğum, insan doğasın bir parçası olsa da kişisel deneyimlere, karaktere ve cinselliği algılayış biçimine göre bazı bayanlar bu durumu doğalarına aykırı bir durummuş gibi algılayabiliyorlar.

Pudra'daki habere göre, dolayısıyla çoğu bayan, özellikle ilk hamileliğinde doğum yapma korkusu taşıyabiliyor. Yapılan araştırmalar bayanların yaklaşık yüzde 20'sinin doğumdan korktuğunu ortaya koyuyor.

Dr. Harika Bodur Öztürk, tokofobi ile ilgili şu bilgileri veriyor…

Siz hangi tip tokobofiksiniz?
Tokofobiyi birincil, ikincil ve depresif hastalık zemininde gelişen doğum korkusu olmak üzere üç kategoride inceleyebiliriz. Birincil tokofobiye sahip bayanlar, hamilelik oluşumundan önce bu korkuya sahiptir ve genellikle bu süreç çocuklukla erişkinlik arasındaki dönemde başlar. Etyolojide (hastalık etkenlerini inceleyen bilim dalı) sosyal, psikolojik ve psikodinamik etkenler bulunur.

İkincil olgularda ise tokofobi, travmatik doğum sonrası gelişebildiği gibi ikinci evrenin uzadığı normal doğum, düşük, ölü doğum veya hamilelik sonlandırması sonrası da gelişebilir. İkincil tokofobi posttravmatik stres bozukluğuyla da ilişkilendirilir. Gece kabusları nedeniyle ciddi uyku bozuklukları da şikayetler arasındadır.

Tokofobikler sezaryan sever
Tokofobi, doğum öncesi depresyonun belirtisi olabildiği gibi, günümüzde tıbbi neden olmaksızın annenin isteğine bağlı sezaryen doğum oranlarını artırdığı da bir gerçek. Buna karşın tıbbi neden olmaksızın yapılan sezaryen doğumların yararlı olduğuna dair veri de mevcut değil.

Doğum korkusu nasıl geçer?
Doğum korkusunu azaltmaya yönelik araştırmalar 1920'li yıllardan itibaren yapılıyor. 1950'li yıllarda psikoproflaksi (olağandışı davranış biçimlerini önlemek ve kişinin çevreye uyum sağlaması için psikolojik yöntemler kullanılarak yapılan koruma yöntemi), 1990'lı yıllardaysa hipnozun etkileri, değerlendirilen yöntemler oldu.

Ancak psikoproflaktik hazırlık kurslarının doğum süreci üzerine olumlu etki göstermediği anlaşılmış. Ryding'in yaptığı bir araştırmada doğum korkusu nedeniyle tıbbi gerekçesiz sezaryen doğum isteyen hamilelere, doğum öncesi kısa dönem psikoterapi uygulanmış ve daha sonra bu hamilelerin yüzde 50'sinin normal doğum gerçekleştirebildiği görülmüş. Dolayısıyla doğum korkusu yaşayan anne adaylarına psikoterapi uygulanması, bir tedavi yöntemi olarak düşünülebilir.

ht

Bu haber 1143 defa okunmuştur

Sabit