Yazarlarımız
Nuh GÖNÜLTAŞ
Mahir KAYNAK
Mustafa KARAALİOĞLU
İbrahim KARAGÜL
Yaşar KAYMAK
Zuhal YILDIRIM
Abdurrahman DİLİPAK
 
Ünlü vaizin esi, 12 Eylül zulmünü anlatti
Vaazlari ve elden ele dolasan kasetleriyle bir döneme damgasini vuran Timurtas Hoca, 12 Eylül 1980 darbesinde büyük sikintilar çekti.


Kaynak :Ilkehaber

"12 Eylül'den sonra 48 mahkemede anamdan emdigim burnumdan geldi. Parmaklarimizdan cereyanlar vererek bizi sorgulamaya tabi tuttular. 'Niye ayet okudun, niye hadis okudun?' dediler. Bir hoca bir ayet okumus ne var bunda?" Bu sözler, kürsülerin hasmetli ve celalli hocasi olarak bilinen Timurtas Uçar'a ait.

 Vaazlari ve elden ele dolasan kasetleriyle bir döneme damgasini vuran Timurtas Hoca, 12 Eylül 1980 darbesinde büyük sikintilar çekti. 55 davada yargilandi, idami istendi. Bütün davalardan beraat etti. Bu karardan 4 gün sonra, 2000 yilinda Hakk'a yürüdü. Hocefendi'nin esi Mevlüde Uçar, o dönemi unutamiyor; "Allah bir daha o günleri bu millete göstermesin." diye dua ediyor. Yasadiklari aciyi anlatirken, "12 Eylül'de Hoca'yi gözaltina aldilar. 3 ay ondan haber alamadik. Aylar sonra eve geldiginde taninamayacak haldeydi. Sakallarini tek tek yolmuslar. 'Allah'in gelsin seni kurtarsin' demisler... 20 kilo vermisti." diyor. Yillarca adaletsizlikle mücadele ettiklerini vurgulayan Mevlüde Hanim, referandumu da adaletsizliklere bir çözüm olarak görüyor: "Bizim çektiklerimizi baskalari da çekmesin diye oyum 'evet' olacak."

12 Eylül 1980 tarihinde yapilan askeri müdahale Türkiye'de sadece demokrasiye degil, din ve vicdan özgürlügüne de agir bir darbe vurdu. Ihtilal öncesindeki kargasa ortamini yatistirmak için yogun çaba sarf eden Türkiye'nin manevi büyükleri de askeri müdahale sonrasi hedef tahtasina oturtuldu. 2000 yilinda vefat eden Timurtas Uçar Hoca de bu isimlerden biriydi. Askeri müdahalenin ardindan gözaltina alinan Uçar, 12 Eylül darbesinin ardindan iskenceler gördü. 55 davada yargilandi. 3 kez idami, 328 yil hapis cezasi istendi. Vefatindan 4 gün önce bile mahkeme salonlarindaydi. Nihayetinde davalarin hepsinden beraat etti. Haksiz yere 20 yil süren cefali günlerinin bitmesinden bir hafta geçmeden 56 yasinda Hakk'a yürüdü.

Esinin bu zorlu hayatinda daima yaninda olan Mevlüde Uçar, o acilarin bir daha yasanmamasi için referandumda 'evet' diyecegini söylüyor. Yasadiklari zorlu günlere deginirken, Timurtas Uçar'in 1980 öncesindeki kargasalar sonrasi bir askeri müdahalenin yapilacagini anladigini belirtiyor. Mevlüde Hanim, "Bu nedenle yaninda yedek çamasirlarin bulundugu bir çanta ile dolasiyordu. Ama vaazlarini vermeye devam ediyordu." diyor. Esinin gözaltina alindigi günü unutamayan Mevlüde Hanim o aci anlari gözyaslari içerisinde su sözlerle anlatiyor: "Sabah birden kapimiz çalindi. Açmak için elimi kapiya uzattigimda birden kapi kirildi. Hoca'yi götüreceklerini söylediler. Hoca bana dönerek 'Küf kokulu zindan beni bekliyor. Kapi gicirtisi, sevimsiz suratlarin ayak sesleri yine beni bekliyor. Allah'a emanet olun.' dedi ve gitti."

Günlerce esinden bir haber alabilmek için çirpindigini anlatan Mevlüde Hanim yogun ugraslar sonucu Timurtas Uçar'in Selimiye Kislasi'nda tutuldugunu ögrenir. Kislanin önünden esinden gelecek bir haberi bekleyen Mevlüde Hanim, sunlari aktariyor: "Günler sonra bir asker halime acidi ve Hoca'nin kirli bir gömlegini bana verdi. O an rahatladim. Eve girince babalarini soran çocuklarima gömlegi verdim. Çocuklarim kokladilar öptüler. 'Gömlek babam kokuyor.' diyerek gece ona sarilarak yatmalarini unutamiyorum." Timurtas Hoca'nin üç ay sonra eve geldiginde taninamayacak halde oldugunu ifade eden Mevlüde Hanim, aylar sonra esini gördügü günü anlatirken gözyaslarini tutamiyor: "Hoca 86 kilo ile gitti 63 kilo ile geldi. Çocuklarim babalarini taniyamadi. Daha önce onu hiç görmedigimiz gibi gördük; sakalsiz, biyiksiz... 'Hadi Allah'in, cemaatin, etrafinda dönen gençler gelsin de seni kurtarsin.' diyerek sakallarini tek tek yolmuslar. 'Hangi örgüttensin? Arkanda kimler var?' diye sorular soruyorlarmis. O da 'Bana Kur'an'i anlat diye diploma verdiler. Ben de onu anlatiyorum.' diye cevap veriyormus. En sonunda 'Senin Allah demen bizim için suç olarak yeter.' demisler."

Anayasa degisikligi referandumunun kendisi için anlamli oldugunu söyleyen Mevlüde Hanim, darbe sürecinde yasadiklari adaletsizligi unutmalarinin mümkün olmadigini ifade ediyor. Türkiye'nin demokratiklesmesinin gerekliligine vurgu yapan Uçar, "Hoca memleket için çok çalisirdi. Iki saat basini yastiga koyup rahat uyumuslugu yoktur. Memleketin gelecegini çok düsünürdü. Inaniyorum ki yasasaydi oyunu 'evet' olarak kullanirdi." diye konusuyor. Esinin manevi hizmetlerine katkida bulunmaya çalistigini söyleyen Uçar, Timurtas Hoca'nin milletin baris ve huzur içerisinde olmasi için 'Oyunlara gelmeyin, kimsenin masasi olmayin' diye vaazlarinda tavsiyelerde bulundugunu hatirlatiyor. Türkiye'de kardes kavgasinin yasandigi dönemde esinin sagci, solcu dinlemeden herkesle rahat bir sekilde irtibat kurdugunu dile getiriyor.


Bu haber 1585 defa okunmuştur

Sabit